Araştırma: Bu Durum Kedilerin Avlanma Yetisini Azaltıyor
21.10.2022Yapılan yeni bir araştırmaya göre, gün boyu sahipleriyle oyun oynayan ve et bakımından ...
2009 yılı, Nisan ayıydı. Nasıl üzgünüm, nasıl kederliyim sadece kedisi olanlar bilir. Prenses isimli kedi kızımı, 18 yaşında toprağa vereli bir hafta ancak olmuş. Sepetini, kum kabını, küreğini hep atmışım. Bakmaya dayanamıyorum. Bir daha aynı üzüntüyü yaşamamak için artık “kedisiz” bir hayat düşünüyorum. Zaten genç de değilim. Bir kediye yine 18 yıl, 20 yıl bakacak ömrüm de olmayabilir.
Böyle düşünürken, ayağa kalkıp pencereden bir bakayım dedim. Baktım tam apartmanın önünde, sokakta, bir oğlan çocuk, elinde bir sopa bir şeyle oynuyor. Canlı mı? Cansız mı? Kuş mu? Bir oyuncak mı? Ne? Kedi desem çok ufak. Gözler de iyi görmüyor en iyisi aşağı inip bakayım dedim. Ayakkabımı giydim, anahtarlarımı aldım. Çocuğun yanına geldim ki, minicik bir kedi yavrusu. Bir tekir. Daha bebek!
“Nerede buldun bunu? Senin mi?”
“ Yoo... Şu bahçede buldum.”
Gösterdiği yer karşımdaki apartmanın kocaman bahçesi. Belki bir yerlerde annesi vardır diye dolaştım ortalığı. Öyle minik ki, tek elle tutuyorum. Hiç ses çıkartmıyor. “Miyav” bile demiyor. Gördüğüm çocuklara, hanım komşulara soruyorum.
“Komşum, bu yavrunun annesi var mı? Biliyor musunuz? Var mı emziren bir kedi?”
Kimse bilmiyor. Bir süre elimde minnakla dolaştım. Tekrar eve dönüyordum ki, tam o sırada, okul dağılmış, küçük bir kız, üzerinde okul önlüğü, alçak duvara dayanmış, az önce oğlan çocuğunun bahçede buldum dediği bahçeye bakıyor. Böyle bir şeyini kaybetmiş gibi.
“Ne arıyorsun bahçede?”
“A! Bu benim kedim! Bunu arıyordum.”
“Senin kedin mi? Senin kedinse ne işi var sokaklarda?”
“Ben okula giderken bu bahçeye bırakmıştım.”
Okula giderken minicik yavruyu o bahçeye niye bırakmış hiç bilmiyorum. Sonra o minicik şey o bahçede, saatlerce kız okuldan dönene kadar nasıl sağ kalabilmiş mucize. Çünkü dağ başı bir yerde oturuyoruz sürüyle sık sık köpekler geliyor, kedileri öldürüyorlar. Kızla biraz konuştum. Şu anda bir kısmı TOKİ’ye dönüştürülen, eskiden dere yatağı olan iki yanı dik vadide oturuyormuş.
“Madem senin kedin. Bir daha sokağa, bahçeye bırakma.”
kız aldı kedisini gitti. Ancak benim içim rahat etmedi. Alt katımdaki komşumun kızını aradım.
“Ya, bu kızın adını bilmiyorum ama bir gidip görsem acaba gerçekten kediye bakıyor mu? Gelir misin benle? Buluruz belki...”
O da gelirim dedi. Toprak yoldan aşağı indik, sonra dere yatağı denen toprak yolu geçtik. Gecekondularla ve kavak ağaçlarıyla dolu yokuşa tırmandık.
Soruyoruz;
“Küçük bir kız, siyah saçlı, kedisi var. Okula gidiyor. Şu boyda...”
Sarı çizmeli Mehmet Ağa!
Ama işte ismini bilmediğimiz halde kızı bulduk. Bir de ne göreyim kızın elinde minnak yavru. Yıkamış. Aksırıyor, tıksırıyor.
“Sen bunu oyuncak bebek yerine koymuşsun! El kadar şeyi ne yıkadın? Bak üşütmüş!”
Büyüyünce masraflı olur, mamasıydı, aşısıydı, sen yapamazsın, sen bunu bana ver filan deyince kız tamam dedi. Aldım o alış. Ama Hani artık kedi bakmayacağım ya! Prenses’imi sağlığında yıllardır götürdüğüm Kedi Hastanesi’ne götüreyim. Orada yuva bulur dedim. O gün hava da hiç unutmuyorum bir rüzgârlı, kazağım üstünde montum var, montumun içine soktum. Üstünü örttüm. Nasılsa çok minik, kedi sepeti, kutu bile gerekmedi. Hiç ses çıkartmıyor, hiç kıpırdamıyor. Ta Aktepe’den, önce Kızılay, sonra Aşağı Ayrancı’ya tek “Miyav” demeden, kıpraşmadan, kımıldamadan gittik. Bir yavru bu kadar mı uslu olur? Hiç mi ses çıkartmaz? Ancak, çok ufak olduğundan, orası da sonuçta hastane ve sürekli hasta kediler geldiğinden, hasta kedilerden bir hastalık kapmasın deyince doktorumuz, hak verdim. Öyle ya, zavallı bir de benim yüzümden hastalanabilirdi. Kedi biberonu, kedi süt tozu ile tekrar eve geldik. Yine hiç sesi çıkartmadan. “Miyav” demeden. Bu arada bir minik oğlan olduğunu öğrendim.
Eve getirdim kucağımda. Yine Hiç “Miyav” yok. Kıpırdamıyor bile. Evimiz iyi güneş alıyor. Doğru güneşin önüne halının üzerine koydum. Sıcacık oldu. Ertesi gün aksırık, tıksırık kesildi. Biberonu çok sevdi, ılık süt, ılık su karışımıyla bol bol süt içti. Evi öğrendi, oraya buraya zıplıyor, koşuyor, oynuyor.
Bir ay geçti, hadi dedim seni yuvalandıracağız. Yine Kedi Hastanesi’ne. Bunu bir camlı kafese koydular. Şaşkınım nasıl da şaşkın. Bir ay evdeydik. Şimdi burası neresi? Diyor. Hiç sesi çıkmıyor. Hiç miyavlamıyor. Onu bırakıp gideceğim. Ama kendimi doğurduğu bebeğini karakola terk eden vicdansız anneler gibi hissediyorum. Başladım mı ağlamaya! Sessiz sessiz ama gözler çeşme! Ve yapamadım. O zaman iki sekreter kız vardı.
“Kızlar ben yapamayacağım, bırakamayacağım.”
Ve böylece tekrar evimize gittik. İsim koymamıştım “Bebecik” diyordum. Sonra birkaç isim değişikliğiyle "Bücürük" koydum ismini. On yıl oldu. İyi ki, o gün onu orada bırakamamışım. Bu arada o küçük kızın ismi Ebru. Hiç unutmuyorum. Birkaç kez okula giderken, okuldan dönerken rastlaştık. “Kedi nasıl?” diye sordular ve gözüm gibi baktığımı, kocaman olduğunu öğrenerek sevindiler.
Yapılan yeni bir araştırmaya göre, gün boyu sahipleriyle oyun oynayan ve et bakımından ...
Hayvan sevmenin beyazı siyahı, zengini fakiri, sağcısı solcusu yoktur. Hayvanseverleri ...
Kediler bizi bizim kendimizi gördüğümüz gibi mi görür? Kediler insan yüzünü nasıl ...
İstanbul'daki bir sitede ''Eros'' isimli kedinin katledilmesiyle ilgili davada istinaf karanını ...
Tüm dünyadan ve ülkemizden arama kurtarma köpeklerinin afet bölgesinde canla başla ...
Bir yok oluş, bir yok ediş öyküsü Anadolu Leoparı'na ilk bilimsel “Felis ...
Tekir kediler, kedi cinsleri arasında en fazla görülen kedilerdendir diyebiliriz. Oyunculuğu ...
İstanbul Büyükçekmece’de sahipleri tarafından sokağa terk edilen sokak köpekleri artık ...
Miyav sesleri, vücut dili ve yüz ifadeleri sayesinde, kedinizin nasıl hissettiğini ...
Muğla'da bir sokak kedisinin doğurduğu çift başlı yavru kedi görenleri şaşkına ...
Animal Cognition dergisinde yayımlanan, Tokyo Üniversitesinden bilim insanlarının kedilerle ...
Adana Veteriner Hekimler Odası Başkanı Nihat Köse, sokak hayvanlarının popülasyonunun ...
Kedilerin sevimli olmaları tesadüf değil. Nesiller boyunca onları özenle, severek besledik ve ...
Sevgili Dostlar, Ayurveda bilgilerinin ışığında ve ayurvedik bakış açısından, ...
İzmir'de yaşayan hayvansever Hamide Kutlu, yaşadığı iş kazasından sonra tekerlekli ...
Yeni bir kedi sahibi olduğunuzda, sadece onun için en iyisini istersiniz. Hem siz hem de kediniz ...
Yerinde duramayan, oyun oynamaktan sıkılmayan çok hareketli bir kediniz mi var? Akşamları tv ...
Enflasyon nedeniyle oluşan fiyat artışlarının sonuçlarını kedi ve köpekler de yaşıyor. ...
Bazı hayvanlar yorulmadan günlerce çalışabilir, önemli miktarda ağırlık kaldırabilir, ...
Kediler ‘mutsuzum’ diyemedikleri için bu durumu davranışlarıyla anlatırlar. Tıpkı ...
Ankara'da yaşayan Salih Aytekin (24), depremde yaralı kurtarıldıktan sonra sahiplendiği ...
Bilim insanları tarafından yapılan bir çalışma, her zaman doğru olduğunu ...
KEDİM SU KUSUYOR! Kedilerin nadiren su kusması alışılmadık bir durum değildir, ancak ...
Evinizi bir kedi ile paylaşmaya karar verdiğiniz andan itibaren onları tanımaya başlamanız ...
Eser Adı: Grumpy Cat (Huysuz Kedi), Huysuz Bir KitapYayınevi: Aya KitapYayın Yönetmeni: ...
Kedinizin fotoğrafları, videolarıyla dolu bir galeriniz var biliyoruz! Kediciler, onun her ...
Sokak hayvanlarına "ötanazi "uygulanması yolunu açan yasa teklifinin görüşmeleri sürerken ...
Evcil hayvanların mikroçip ile kayıt altına alınmasında verilen sürenin sonuna gelindi. 31 ...
Rusya'nın savaş açtığı Ukrayna'dan tahliye edilen Türk öğrenciler, Kapıkule Sınır ...
Kediler harika dostlardır. Çocuklara sorumluluk ve evcil hayvan bakımı eğitimi vermede önemli ...
Sahibi Kate Felmet'in Esme ismini verdiği kedi, yaşadığı mahallede ne bulursa çalıyor! ...
Ünlülerin ve Markaların Stil Danışmanları Başak Dizer Fransez ve Deniz Marşan’dan Kürke ...
Hayatta sadece kendimizi ve bize ait olan şeyleri sevmeyi bıraktığımız gün, her şeyin daha ...